Tel: 0282 653 17 27

Facebook Sayfamız

Çocuklarda Yalan Söyleme Davranışı

Yalan başkasını bilerek aldatmak için söylenen geçiştirmeli sözlerdir. Günlük yaşamımızda hepimizin yalana başvurduğu zamanlar olur. Örneğin; arkadaşımıza “bugün seninle birlikte vakit geçirmeyi canım istemiyor” yerine, “işim var” deriz. Çünkü gerçeği söylersek onu inciteceğimizden korkarız.

Genellikle kendi yalanımızı gerekli, diğer insanların söylediği yalanları büyük yalanlar olarak görürüz.

            Başkalarını bilerek aldatmak amacıyla söylenen yalanlar, gerçek yalanlardır.

Çocuklar; okulöncesi (3-5 yaş arası) dönemde gerçek dışı simgelerle gerçek simgeleri, birbirinden ayıracak zihinsel olgunluğa ulaşmadıklarından, anlattıkları gerçek dışı şeyler yalan olarak değerlendirilmez. Bazen rüyalarını ve hayallerini de gerçekmiş gibi anlatabilirler. Dikkat çekmek için uydurdukları hikayeler de yalandan uzaktır.

Çocuklar, dünyaya geldiğinde yalanı ve ikiyüzlülüğü bilmezler. Bunları; yaşadıkça çevresindeki büyüklerden öğrenirler.

Başkalarını aldatmak amacıyla yalana başvurmaya başlayan çocuğun; kendisine saygısı kalmaz. Zaman içinde kendisinden utanan, özgüvenden yoksun, yeteneklerinin ve sahip olduğu değerlerin farkında olmayan, kendisini değersiz ve işe yaramaz olarak gören bir birey haline gelir.

 

YALAN SÖYLEME DAVRANIŞININ NEDENLERİ

 

            Çocukları yalana iten, çoğunlukla yetişkinlerin gerçek karşısında takındıkları çelişkili tutumlardır. Örneğin telefona cevap vermeye giden çocuğuna “beni filanca sorarsa evde yok dersin” diyen bir anne, yine okul yıllarında nasıl kopya çektiğini, bulduğu kopya çekme yöntemleriyle öğretmenini nasıl atlattığını anlatan bir baba, annenin kapıyı çalan komşu için çocuğa “annem evde yok” dedirtmesi, ailenin “doktora gidiyoruz” diyerek gezmeye gitmesi, “bu yaptığımı baban sorarsa yapmadı diyeceksin” diye çocuğa annenin baskı yapması, çocuğun yanında “yalanla dolanla zengin olmuş”kişilerin zevkle anlatılması, dolaylı yoldan çocuğa yalan söylemeyi öğretmektedir.

            Çocuk ilgi çekmek amacıyla da yalan söyler. Çocuk eğer 5 yaşın altındaysa yalandan söz etmek doğru olmaz. Yaramazlık yapan ve yalan söyleyen çocukların amacı anne-babayı kızdırmak, çileden çıkarmak ya da aldatmak değildir. Yeterli sevgi alamayan ya da gördüğü sevgiden emin olmayan, ilgi eksikliği yaşayan çocuklar dikkatleri kendi üzerlerine çekmek için hikaye uydururlar. Bu çocuklar azarlanmak ve dayak yemek pahasına da olsa her çareye başvururlar.

            Bazen de yalan taklit yoluyla öğrenilir. Diğer çocukların yalan söylediğini gören ve onları taklit eden çocuk, yalanın onlara bir takım avantajlar sağladığını fark eder. Bir de buna arkadaşlarının “benim gibi yapmıyorsun, çünkü korkuyorsun” türünden yönlendirmeleri eklenir. Böylece çocuk yaptığı bir hatada kendini masum gösterip cezadan kurtulmak ister.

            Çocuk güven kazanmak için de yalan söyleyebilir. Anaokuluna ve ilköğretim okuluna devam eden çocuklarda sık görülen bir yalan türüdür. Eğer çocuk derslerinde başarılı değilse, okulda ve evde tembelliği başa kakılıyorsa bu durum çocukta telafisi zor bir aşağılık duygusu geliştirebilir. Çocuk kendini değersiz, aptal, işe yaramaz biri olarak görmeye başlar.

            Çocuk cezadan kaçmak için de yalan söyleyebilir. Dürüstlüğü ve doğru sözlülüğü karşısında ceza gören bir çocuk yalana başvurabilir. Cezalandırma dayaktan ibaret değildir. Dayak en kötü disiplin aracıdır ve eğitime olumlu bir katkısı yoktur. Günah keçisi gibi devamlı suçlanan, kendisini savunmasına izin verilmeyen, başkalarıyla kıyaslanan çocuklarda bir anlamda cezalandırılmış demektir. Eğer sınavdan aldığı düşük notu söylediğinde azar işitir, “yine mi zayıf aldın, bu notlar ne zaman düzelecek, ne zaman çalışmaya başlayacaksın?” suçlamalarıyla karşılaşırsa, bir sonraki zayıfını söyleme cesareti gösteremeyeceğinden yalana başvurabilir.

            Çocuk kardeşiyle ya da başka çocuklarla kıyaslanıyorsa, ailenin onayladığı çocuğa benzemek amacıyla yalana başvurabilir. Bu nedenle yapmadığı davranışları yapmış gibi ya da yaptığı davranışları yapmamış gibi ailesine aktarabilir.

            Çocuklar kaygılandıkları bir durumdan kaçmak için de yalana başvurabilirler. Okuldan korktuğu için karnının ağrıdığını söyleyen ve okula gidemeyen bir çocuk ya da okulda yemek yemek istemediği için parasını çaldırdığını söyleyen bir çocuk bu duruma örnek olarak gösterilebilir.

            Çocuk sık sık eleştiriliyorsa, sert tepki gösteriliyorsa, mükemmelliğe zorlanıyorsa yalana başvurabilir. Çocuk doğru söylediğinde “yalan söylüyorsun” diye suçlanıyorsa bu yalanlar alışkanlık haline gelebilir.

 Çocuk yalan söylerken bazı özlemlerini dile getiriyor da olabilir. Mutsuzluklarını gizlemek için yalan söyleyen çocuklara rastlamak mümkündür. Yetişkin insanların mutsuzlukla başa çıkma yöntemleri farklıyken, çocuklar mutsuzluklarını mutluymuş gibi yansıtırlar. Anne-babası sürekli kavga eden bir çocuk, öğretmenine ve arkadaşlarına anne-babasının hiç kavga etmediğini ve çok iyi geçindiklerini söyleyebilir. Kreşte arkadaşlarıyla iletişim kuramayan, oyunlara alınmayan bir çocuk, anne-babasına sınıfta en çok sevilen çocuğun kendisi olduğunu anlatabilir. Sınıf başkanı seçilemediği için çok üzülüp, mutsuz olan bir çocuk eve geldiğinde sınıf başkanı seçildiğini ifade edebilir. Anne-babası boşanan bir çocuk, arkadaşlarına çok mutlu bir aile tablosu çizebilir.