Tel: 0282 653 17 27

Facebook Sayfamız

Şizotipal Kişilik Bozukluğu

Şizotipal kişilik bozukluğu çok ciddi bir rahatsızlıktır ve kişinin bu durumda neredeyse hiç yakın ilişkisi yoktur. Bu kişiler olaylara dışsal tepki vermek yerine tepkilerini içlerinde yaşarlar, bazı sosyal aktivite olaylarında ise aşırı derecede heyecan, alınganlık, kuşkuculuk ve kaygı yaşarlar. Ayrıca, bu kişiler toplum içinde garip davranabilir, ilginç düşüncelere sahip olabilirler. Toplumdan soyutlanmak onlar için acı verici bir durum olmasına rağmen insanlara karşı hep mesafelidirler.
Gerçekliğe yabancılaşmışlardır. Garip, büyüsel inanışları, batıl inançları, gerçekte var olmayan kişilerden mesaj aldığına yönelik düşünceleri vardır. Duygu, düşünce ve davranışlarında dağınıklık söz konusudur. Konuşmalarının net olmaması, davranışlarındaki gariplik, kişilerarası ilişkilerinin bozulmasına yol açar.

Şizotipal kişilik bozukluğu ve şizotipal kişilik özellikleri olan kişilerde belirgin durumlar şunlardır:

Referans düşünceleri vardır: Konuşulanların kendi ile ilgili olduğunu düşünme eğilimi çok ağır basar. Söylenenleri, tutumları ve bakışları son derece çarpık algılarlar ve bunlara aşırı ve gerçekdışı anlamlar yüklerler.

Tuhaf inanışlar ve sihirsel düşüncelere sahiptirler: Başlarına gelen ve etraflarında olup bitenlerin nedenleri ve oluş şekilleri ile ilgili tuhaf ve acayip yorumlarda bulunurlar ve kendi yaptıkları yorumlara hiçbir analitik ve gerçekçi değerlendirme yapmadan ciddi bir biçimde inanırlar.

Belirsiz, ayrıntılı ve basmakalıp konuşurlar: Bağlantısız bir şekilde konudan konuya atlarlar, aynı şeyleri tekrar edip dururlar. Karşısındaki kişi hiçbir şey anlamaz. Anlaşılmadığına dikkat çekilse dahi kendileri ile ilgili bir değerlendirme yapamazlar ve bu konuşma biçimini sürdürürler.

Alışık oldukları sosyal ortamlarda bile aşırı kaygı yaşarlar: Ne kadar çok görüşseler ve karşısındaki kişi ne kadar yakın davransa bile nedenini tarif edemedikleri bir kaygı yaşarlar. Bir an önce orayı terk etmek isterler.

Bedensel illüzyonlar duyumsarlar: Kollar, bacaklar, yüz gibi bölgelerde sanki bir böcek dolaşıyormuş gibi hissedebilirler. Bedenlerinde bir bölgenin büyüdüğünü, ağırlaştığını, şekil bozukluğu oluştuğunu hissederler ve buna inanırlar.