Tel: 0282 653 17 27

Facebook Sayfamız

Çekingen Kişilik Bozukluğu

Çekingen kişilik bozukluğu, aşırı utangaçlık, yetmeme korkusu ve reddedilmeye karşı aşırı hassaslık olarak karakterize edilir. Toplum içinde yanlış bir şey yapmaktan veya olumsuz değerlendirilmekten korkan, utangaç kişilerdir. Güven eksikliği ve yetersizlik hissi yaşarlar. Bu tip kişiler diğer kişilere göre kendilerini aşağıda görürler. Bu kişiler için kayıplar ve reddedilme duygusu çok acı vereceğinden bazen yakın ilişkileri tümüyle reddederler. Çok az arkadaşları vardır ve bu kişilere aşırı derecede bağlıdırlar. Acı çekmekten, reddedilmekten, başarısız olmaktan korktukları için yalnız kalmayı tercih ederler. Bu durum iş yaşamlarını da olumsuz yönde etkiler. Mesleki anlamda yükselebilecekleri sosyal durumları reddederler, bu sebepten dolayı mesleki olarak alt kademelerde yer alırlar.

Çekingen kişilik bozukluğu ve çekingen kişilik özellikleri olan kişilerde öne çıkan özellikler aşağıdaki şekilde sıralanabilir:

Pasiftirler ve edilgendirler: Zaten pek az olan arkadaşlık ve sevgili ilişkilerinde kabullenen ve uyum sağlayan edilgen bir tutum sergilerler. İsteklerini ifade etmekte oldukça çekingen davranırlar. Olumsuz herhangi bir tepki alacakları kaygısı ile kendilerine yapılanlara ve söylenenlere karşılık veremezler.

Reddedilmeye aşırı duyarlıdırlar: Reddedilmemek için ne gerekiyorsa yaparlar. Bu uğurda kendilerinden kolaylıkla tavizler verirler. Reddedilme durumunu yaşamamak için en çok başvurdukları yol reddedilme olasılığı olan ortamlara girmemektir.

Arkadaşlarına aşırı bağlıdırlar: Az sayıda arkadaşları vardır ve onlara abartılı biçimde bağlılık ve bağımlılık gösterirler. Bunun nedeni, onlar tarafından reddedilmeye ve onları kaybetmeye ilişkin aşırı korku ve onlar olmazsa başka kimseyi bulamayacak kadar yetersiz ve aciz olduklarına dair derin inançlarıdır.

Kariyerlerinde ilerleyemezler: Kendilerini o kadar güvensiz hissederler ki becerilerini ve kapasitelerini kullanmaya cesaret edemezler, hatta hiçbir güçlü yönleri olduğuna inanmazlar. Kendilerini ifade etmede o kadar yetersiz olduklarına inanırlar ki, kariyerlerinde ilerlemek için gerekli olan ilişkileri kuramazlar. Genellikle işe girdiklerindeki pozisyonlarda senelerce ya da işten ayrılıncaya kadar kalmak zorunda kalırlar. Kariyerlerinde ilerleme fikri onları son derece korkutan bir düşüncedir. İlerlemek için adım atamadıkları ve girişimlerde bulunamadıkları gibi aslında yoğun korkuları nedeniyle ilerlemek de istemezler.