Tel: 0282 653 17 27

Facebook Sayfamız

Narsistik Kişilik Bozukluğu

Narsistik kişilik bozukluğu, kişinin kendisini aşırı derecede önemli görmesi ve sürekli bir hayranlık isteği ile tanımlanan zihinsel bir rahatsızlıktır. Bu kişiler kendilerini diğer kişilerden üstün görme eğilimindedirler ve diğer kişilerin hislerine neredeyse hiç saygı duymazlar. Başkaları tarafından yargılanmaya karşı aşırı hassasiyetleri söz konusudur. Kendisinin ayrıcalıklı bir insan olduğuna inanır ve bunun aksi yönünde bir tutumla karşılaştığında karşısındakini değersizleştirir ve kendisini alkışlayacak başka hayranların arayışına çıkar. Girdikleri her ortamda en güzel, en başarılı, en gözde olmak ilk hedeftir. Bu şekilde kendilerini güvende hissederler.  Başkaları ile işbirliği kurmakta zorlanırlar çünkü üstünlüklerini ispatlamaya çalışırlar ya da eksikliklerinin görülmesini istemediklerinden işbirliği kurmaya yanaşmazlar. Fakat bu süper kişiliğin altında, aşırı kırılgan bir öz saygı ve kolayca incinebilir bir hal vardır. Başkaları ile ilişki kurmasının nedeni bir şeyler paylaşmak değil kendinin ne kadar mükemmel biri olduğunun onaylanmasına duyduğu müthiş ihtiyacıdır.

Narsistik kişilik bozukluğu ve narsistik kişilik özellikleri olan kişilerde ön plana çıkan durumlar şunlardır:
Kişisel yetenek ve başarıların abartılması: Kendi başarılarını, yeteneklerini abartılı bir şekilde dile getirmekten kendilerini alıkoyamazlar. Buradaki temel motivasyonları onay ve beğeni kazanmaktır. Karşısındaki kişi tarafından onaylanmadığını ve beğenilmediğini hissederse yoğun öfke duyar ve o kişiden uzaklaşır. Kendine beğeni ve övgü verecek kişiler arar.

Karşısındakini aşırı yüceleştirme ve yerme: Kendi kıstaslarına göre önemli bulduğu bir kişiyi, gözünde abartılı bir şekilde yüceltebilir. Bu kişiyi örnek alabilir ve izinden gidebilir. Burada, örnek almanın motivasyonu o kişiden bir şeyler öğrenmek ve onu değerli bulmak değil, o kişinin kendi beğenilirliğini artıracak olduğuna inanmasıdır. Ancak, bu kişide kıstaslarına uymayan bir tutumla ya da bir özellikle karşılaştığında ve/veya bu kişi kendisini onaylamayan bir yaklaşım sergilerse durum tam tersine döner. Yücelttiği kişi aniden bir böceğe dönüşebilir.

Her yönden ehil kişi olduğuna inanma: Her şeyi en iyi o bilir. Her konuda fikir yürütme ve etkileme gücü olduğuna inanır. İnsanları etkileyemeyeceğini düşündüğü ortamlara girmez, girmiş olsa bile bir bahane uydurur ve derhal o ortamı terk eder. Bulunduğu ortamda onun bilgeliğini onaylamayan bir söylem ya da tutumla karşılaşırsa abartılı bir öfke yaşar; bu durumda ya öfke patlaması yaşar ya da kendine hakim olabilse bile o ortama bir daha asla girmez.

Diğer kişileri ezme duygusu: Beğenilme ve onay görmeye dair yoğun ihtiyacı aslında karşısındaki insanları değersiz görmesi ve onları ezmek istemesi ile bağlantılıdır. Kendisi yüceltildikçe karşısındaki ezilecektir, karşısındaki ezildikçe de kendisi yücelecektir.

Empati kurmada yoksunluk: Kendisini değerli, üstün, muhteşem hissetmesinin dışında hiç kimsenin hiçbir duygusu onun için önemli değildir. Karşısındaki insanın ezilmiş, aşağılanmış hissetmesi onun için önemlidir ancak bunun önemi kendisini değerli hissetmesine vesile olmasından gelir. Karşısındakinin olumlu duygular içinde olması, onda mutluluk duygusu çıkartmak bir yana öfke ve/veya değersizlik duygusu oluşturur. Kendini kötü hisseden biri için üzülemez.